Kuzey Makedonya Savunma Bakanı, NATO üyeliklerinin 3. yıl dönümünde AA’ya konuştu Açıklaması

Kuzey Makedonya Savunma Bakanı Slavjanka Petrovska, NATO’ya üye olmasalardı ülkelerinin güvenliği ve istikrarını kimsenin garanti edemeyeceğini belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ne bağımsızlığından bu yana her zaman olumlu yaklaşmış ve destek vermiştir. Bu, takdir edilecek bir şeydir.” dedi.

27 Mart 2020’de resmen NATO’ya üye olan Kuzey Makedonya, ittifakın 30. ve en genç üyesi unvanını taşıyor.

Kuzey Makedonya Savunma Bakanı Petrovska, ülkesinin NATO üyeliğinin 3. yıl dönümü dolayısıyla AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Petrovska, ülkesinin NATO’ya üye olmasının, kurumlara ve iş dünyasına birçok fayda sağladığını vurgulayarak, ilk önce kurumların ittifakta karar alma sürecine dahil olma fırsatı elde ettiklerine dikkati çekti.

“Bu, gerçekten çok önemli, kurumların kendi kapasitelerini güçlendirmesi anlamına geliyor.” diyen Petrovska, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu durumda Savunma Bakanlığından söz edebiliriz. Bu, ayrıca ordumuzun müttefiklerle yani ittifakın diğer 29 üye ülkesiyle eşit düzeyde katılımı anlamına geliyor. İş dünyasındaki kazanımlar da çoktur. Bunların sürekli bir şekilde geliştirilmesi ve tanıtılması ve ayrıca NATO piyasasına katılmaları için firmaları motive etmek için çalışıyoruz çünkü NATO piyasası, dünyadaki en büyük piyasadır.”

“İttifak üyesi bir ülkeye yapılan saldırı, ittifaka yapılmış saldırı anlamına gelir”

Petrovska, ülkesinin NATO’ya üye olmasının önemine dikkati çekerek, “NATO ittifakının üyesi olmasaydık devletimizin güvenliğini ve istikrarını kimse garantileyemezdi.” dedi.

Kuzey Makedonya’nın NATO’ya üyelik yolculuğunun, uzun ve külfetli olduğunu anlatan Petrovska, “Bugün NATO ordularının kapasitelerini paylaşırken güvenli bir devlet olduğumuzu söyleyebiliriz. Konvansiyonel tipte bir savaş tehdidi veya uyarısı olup olmadığı yönünde ise cevabın çok net olduğuna inanıyorum ve bu NATO ittifakının evrakında çok açıkça belirtilmiştir. İttifak üyesi bir ülkeye yapılan saldırı, ittifaka yapılmış saldırı anlamına gelir.” değerlendirmesinde bulundu.

Petrovska, NATO’nun hiç kimse için tehdit teşkil etmediğini, aksine herkesin çıkarına olduğunu dile getirerek, “Sadece aynı demokratik değerleri paylaşmadığımız kişilerce bir tehdit olarak görülebilir.” diye konuştu.

“Hibrit savaşın amacı toplumu bozmak”

Hibrit savaşlara değinen Petrovska, bunun, bir amaca ulaşmak için klasik konvansiyonel yöntemler yerine farklı araçların kullanıldığı modern savaş biçimi olduğu görüşünü paylaştı.

Petrovska, “Hibrit savaşın amacı toplumu bozmak, kurumlarda belirsizlik veya güvensizlik yaratmak ve çoğu durumda halk arasında korku veya panik yaratmaktır. Tüm bunların tek amacı, her bir devletin gelişimi için neyin önemli ve neyin gerekli olduğunu odak dışı bırakmak adına toplumda bir nevi düzensizlik veya uyumsuzluk yaratmaktır.” şeklinde konuştu.

Kuzey Makedonya’nın geçen dönemde “bomba ihbarları”yla ilgili bir deneyim yaşadığını ancak tümünün asılsız olduğunun kanıtlandığını dile getiren Petrovska, bunun amacının vatandaşlarda panik ve güvensizlik yaratmak olduğunu vurguladı.

“Açık kapı politikasını destekliyoruz”

Petrovska, Batı Balkanlar’ın istikrarı ve bölge ülkelerinin entegrasyon sürecini sürdürmelerinin Kuzey Makedonya’nın çıkarına olduğunu söyledi.

NATO’nun bölgedeki genişlemesi ve Kosova’nın gelecekteki olası üyeliği konusunda Petrovska, şu ifadeleri kullandı:

“Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, NATO ittifakının genişlemesiyle ilgili net bir pozisyona sahiptir. O da açık kapı politikasını destekliyoruz. Bu da NATO ittifakına katılmak için egemen karar alan her ülkeyi, bunun için öngörülen şartlar ve kriterleri yerine getirdiği sürece destekleyeceğiz. Kosova Cumhuriyeti ile savunma alanındaki işbirliği noktasında da iyi ilişkilere sahibiz. Geçen yıl Savunma Bakanı’yla işbirliği anlaşması imzaladık, teknik ve uzman düzeyindeki görüşmeler başladı. Bu kapsamda Kuzey Makedonya’nın NATO ittifakına katılım deneyimini paylaşıyoruz. Bu şekilde ek olarak bu araç aracılığıyla bölgesel istikrar ve güvenliğin garanti altına alınmasına katkıda bulunduğumuza inanıyoruz.”

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin, herkesin barış için birlikte çalışması gerektiğini gösterdiğini kaydeden Petrovska, “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, her zaman istikrar, barış ve güvenliğin savunucusu olmuştur. Bizim, özellikle siyasi hükümetin faaliyeti bu yöndedir.” diye konuştu.

Kosova ile Sırbistan arasındaki diyaloğa ev sahipliği yaptıklarını hatırlatan Petrovska, bununla gurur duyduklarını ve sorunları diyalog yoluyla çözme noktasında örnek teşkil ettiklerini söyledi.

Petrovska, “Her ülke arasındaki diyaloğu destekliyoruz. Sorunların çözülmesini destekliyoruz, onların derinleşmesini değil çünkü ülkelerimizi ileriye taşımanın tek yolu bu.” dedi.

“Birbirimize yardım etmek ve el uzatmanın gururunu yaşıyoruz”

Kuzey Makedonya ile Türkiye arasındaki ilişkilere de değinen Petrovska, iki ülke arasında savunma da dahil olmak üzere farklı alanlarda derinleşen işbirliğine dikkati çekti.

Petrovska, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ne bağımsızlığından bu yana her zaman olumlu yaklaşmış ve destek vermiştir. Bu, takdir edilecek bir şeydir. Bu ülke vatandaşları, aynı zamanda hükümet olarak, son derece takdir ediyoruz. Sahip olduğumuz işbirliği tartışılmaz. Bunu çeşitli alanlarda, savunma alanı da dahil olmak üzere daha da derinleştiriyoruz. Son derece iyi bir işbirliğine sahip olduğumuzu gururla söyleyebilirim. Bu, genel olarak siyasi düzeydeki işbirliğimizin de bir yansımasıdır. Öte yandan iki ülke halklarının da sahip olduğu işbirliği veya sempati de aşikardır. İyi ilişkilere sahibiz, gelecekte de böyle devam edeceğiz.”

NATO üyesi devletlerin birbirlerine yardımı sadece görev kabul etmediklerini, aynı zamanda bununla gurur duyduklarını belirten Petrovska, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremlerin ardından Türkiye’ye gönderilen yardımları, ittifak ve dostluğun yansıması olarak nitelendirdi.

Bunun her şeyden önce iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin yansıması olduğuna işaret eden Petrovska, sözlerini şöyle tamamladı:

“Az önce de bahsettiğim gibi, aynı zamanda evet, NATO üyeleri olarak da. İki ülke de NATO üyesidir ve birbirimize yardım etme ve el uzatma konusunda bir tür görev değil de onur meselesidir. Bizim gönderdiğimiz birlikler, belki de diğer ordu ve devletlerinin kapasiteleriyle kıyasen büyük değildi ancak gerçekten imkanlarımız ve elimizdekiler doğrultusunda yanıt verdik. Vermek istediğimiz mesaj, en çok ihtiyacımız olduğu zaman da elimizi uzatıyoruz çünkü bu şekilde iki ülke arasındaki son derece iyi ilişkileri geliştirmeye devam ediyoruz. Ordunun iki kurtarma ekibinin hemen geri dönmesinin akabinde, Türkiye’nin Kuzey Makedonya Büyükelçisi’nin de kendilerine hitap ederek yaptıkları çalışmalardan dolayı Türkiye Cumhuriyeti halkı adına teşekkürlerini sunmasının onurunu yaşadık.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir