Siyasetçilerin Manipülasyon Yöntemi ‘Cherry Picking’ Nedir?

Haberlerde, sosyal medyada ve farklı mecralarda tartışılan kutup konularda bilimsel makalelere dayandırılan argümanlar olduğunu görmüşsünüzdür. Örnek olarak yıllardır internet gündeminden düşmeyen ‘kahve zararlı mıdır?’ konusunu gösterebiliriz.

Bu konu hakkında bazı kişilere gittiğinizde size kahvenin yararlı olduğunu ve bilimsel makalelere göz attıktan sonra buna karar verdiklerini söylerler. Öte yandan bazı kişiler ise yine bilimsel makaleleri göstererek kahvenin zararlı olduğunu savunur. Peki bilime dayandırılan bu iki argümanı nasıl değerlendirebiliriz?

Cherry picking yanılgısı tam olarak bu:

Yine örneğimiz üzerinden devam edelim. Kahveyi seven kişiler, bilimsel makalelerde kahvenin yaralı olduğu kısımları kaynak gösterebilir ya da sadece yararlı olduğunu söyleyen araştırmalara bakabilir. Bu bağlamda aksini söyleyen fakat aynı oranda güvenilir olan bilgileri görmezden gelirler, yani cherry picking yanılgısına düşerler.

Aynı şekilde kahvenin zararlı olduğunu savunmak isteyenler ‘Kahvenin zararları’ şeklinde bir arama yapıp bulguları kaynak olarak sunabilir. Bu da aynı oranda cherry picking olur. Sizin bunlardan hangisine inanıp inanmayacağınız ise bulguların sunulduğu platforma ya da sunan kişiye olan güveninize, neye inanmaya yatkın olduğunuza ve en önemlisi objektifliğinize göre değişir.

Kahve çok basit bir örnek, biz bunu siyasette, reklam sektöründe ve hatta sağlık sektöründe bile görebiliyoruz:

Her 10 dişçiden 9’u bizim diş macunumuzu öneriyor gibi reklamları hatırlarsınız. Bu reklamlarda genelde dişçilerin neden bu macuna onay verdiğini ya da neden o 1 kişinin onay vermediğini pek görmeyiz. Sadece dişçilerden onaylı olması belirtilir ki bu da pek bilinçli olmayan ve diş macununa ihtiyacı olan alıcının o ürünü tercih etmesi için yeterlidir.

Kaç tane diş doktorunun o macunu test ettiğini ve nasıl test ettiğini bilmeyiz. Onlara üretim aşamasında hazırlanan özel bir kısmın mı iletildiğini yoksa marketten aldığımız şekilde mi onlara verildiğini bilmeyiz.

Bu elbette onlara güvenmeyin demek değil. Diş doktorları elbette diş macunlarının işlevselliğini diğer gruplardan daha iyi test edecek kapasitede. Burada cherry picking’e neden olan asıl nokta, 9 diş doktorunun fikrine karşılık 1 doktorun fikrine yer verilmemesi, yani taraflı davranılması. Reklam sektöründe ürünü aşağı çekecek bir fikre yer verilmemesine şaşırmamak lazım tabii.

Siyasette de bu durumu görürüz. Özellikle de tüm ülkeyi etkileyecek yeni kararlar alınacağı zaman:

Bu noktada siyasiler, fikirlerini belirtirken diğer ülkeleri örnek gösterir ve onlar üzerinden kendi fikirlerini desteklerler. Elbette burada siyasete girmeyeceğiz fakat tüm dünyada bunun söz konusu olduğunu belirtelim. Eğitim seviyesi, ekonomi, ve diğer alanlarda yıllardır aşağı doğru giden bir grafiğe sahip olan ülkelerde en ufak bir gelişme gerçekleştiğinde her şey mükemmelmişcesine X sektöründe %3’lük büyüme! gibi ifadelerle paylaşılır.

Fakat yıllardır devam eden devasa gerileme arka planda bırakılır. Bu da cherry picking için sağlam bir örnektir. Yani cherry picking’i, “kişinin argümanını ya da inanmak istediği durumu destekleyen kanıtları değerlendirirken, bunlara zıt gelen karşı argümanlara göz yumması” şeklinde tanımlayabiliriz.

Cherry Picking’in direkt ve dolaylı olmak üzere iki türü var:

Buraya kadar anlattığımız kısım direkt olandı. Dolaylı olanda ise insan doğası devreye giriyor. Bizler, düşüncelerimizin doğru olduğuna inanmak ister, bu sebeple de ister istemez yanlı davranmaya meyilli oluruz. Bu sebeple yeni edineceğimiz bilgilerde fark etmeden seçici olabilir, taraflı olarak seçtiğimiz bu bilgileri de başkalarıyla paylaşarak cherry picking’e dahil olabiliriz.

Dolaylı yoldan bu duruma dahil olmaya bir diğer sebep olarak da üşengeçliği gösterebiliriz. Örneğin az önce verdiğimiz siyaset örneğindeki yüzde 3’lük büyümeyi herkesin gördüğünü bilirsiniz. Fakat kaç kişi perde arkasındaki gerilemeyi görüp diğerleriyle paylaşır? Burada bir üşengeçlik söz konusu olur ve bilgi yığınına dalmak yerine önümüze sunulan bilgi kırıntısıyla yetiniriz.

Herkes böyle yaptığında ise olacakları tahmin etmek zor değil. Gerileme gittikçe büyür ve insanlar bunu bir süre sonra normal karşılamaya başlar. Bu da siyasete ek olarak reklam, moda, sağlık veya hangi alan tarafından uygulanıyorsa o alanın eline, kazançları uğruna kullanabileceği büyük bir güç verir.

Peki biz cherry picking’e karşı ne yapabiliriz?

Her şeyin öncesinde, hem kendinize hem de karşı tarafa karşı objektif olmanız gerekiyor. Karşı tarafın size objektif olması için de ‘ben doğruyum’ algısını geride bırakıp somut kanıtlar sunmanız gerekiyor. İki taraf da objektif olduğunda zaten doğru kendi kendini ortaya çıkaracaktır.

Fakat karşınızda birisi olmadığında, bir kuruluşun ya da bir grubun akla pek yatmayan ya da şüpheli fikirleriyle karşı karşıya kaldıysanız tek başınıza sunacağınız karşı argümanlar pek karşılık bulmayabilir. Böyle durumlarda ise kanıtlarınızı kitle iletişim araçlarından, özellikle sosyal medyadan paylaşabilir, diğer insanların bu durumu görerek objektif cevaba ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Son olarak, yanıltıcı haber içeriklerine karşı neler yapabileceğinizi detaylıca anlattığımız bir içeriğimiz bulunuyor. O içeriğimize de göz atarak dijital içerik tüketimindeki objektifliğinize sağlama yapabilirsiniz.

Son olarak: cherry picking’in içindeki objektifliği pesimistlikle karıştırmayın

Depreme hazırlıksız yakalanan bir şehirde az sayıda bina ayakta kaldıysa X yöntemimiz bunları ayakta tuttu gibi açıklamalar yapılabilir. Bu noktada yıkılan binaları da görmek asıl normal olandır. Bu sebeple durumları veya açıklamaları değerlendirirken aşırı iyimser veya aşırı kötümser olmaktan kaçınmanızı tavsiye ediyoruz.

Cherry picking hakkındaki düşüncelerinizi yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

Kaynaklar: 1, 2, 3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.